okulda uzaktan görüp beğendiğim kızla arkadaş oldum aslında amacım onu ayarlamaktı ama işler daha karmaşık oldu kız bana sktiri çekti, daha da kötüsü seviyorum ayağına yattım dahada karmaşık oldu, tüm bu yalanalrın altında ezildim... sahtekarlıgımla kaldım, bunuda kismeye söyleyemedim, öncesi ve sornası kısa dönemde 3 sevgili eskittim, yaptıklarımı düşününce 1 yıldır hiçbi kıza selam vermiyorm..
arabama benzin alırken boxerımın sıkıştırdığı hayalarımı düzeltmek şu hayattaki tek tikim. tik sayılmaz pek gerçi ama kırmızı ışıkta burun karıştırmak gibi işte...
itiraf ediyorum indirimli gösterdiğim ürünleri bile piyasa fiyatının üstünde satıyorum. indirimli işlemcilerim bile gigatek.com kadar ucuz değil. biliyorum çok i**eyim ama bu devirde para kazanmak da zor..
itiraf ediyorum ki herkese eski sevgilim öldü derken aslında tam olarak doğruyu söylemiş olmuyorum. aslına bakarsanız evet ölmüş olması gerekiyordu ama bunu hiçbir zaman kesin olarak kanıtlayamadım. belkide sadece taşınmışlardır.. o ölümcül hastalık da alandır.. olur olur yani olmaz olmaz..
teletubbies'in çok ünlü olduğu dönemde torunlarından müziğini kapan anneannem bulaşık yıkarken şarkıyı mırıldanıyordu: '' tinkivinki, tipsiz, nalan, pooooo teletabiiii...''
7-8 yaşlarımdayken bir ninja kaplumbağalar furyası almış başını gidiyordu. o aralar hala 'salak çocukluk evresi'nde olduğum için bileklerime, dirseklerime, dizlerime ve de alnıma aynı renk bez parçalarını bağlar, yastığımı da bir iple sırtıma bağlayıp kaplumbağa kabuğu yaptıktan sonra elime oklavayı alıp 'minca turtıl'ım beeeeeeen' diye evde fink atardım. geçen gün ninja kaplumbağalar'ın yeni çevrilen filmini izledim. mutant duygularım kabardı ve tam techizat minca turtıl aksesuarlarımı kuşandım. anneme göstereyim, o da gülsün diye odadan çıkıp 'minca turtıl'ım beeeeen' nidalarıyla salona girdim ve o gün annemin altın günü olduğunu fark ettim. kendimden utanıyorum. gidelim splinter.